Sözcüklerin Cinsiyeti Olur mu? (Eril ve Dişil İsimler)
İsim, dilde varlıkları, kavramları, nesneleri, kişileri, yerleri ve duyguları karşılayan sözcük türüdür. Kısaca; adını koyabildiğimiz her şey isimdir.
Zazacada ve Kurmanccada isimler dil bilgisel cinsiyete sahiptirler. Tekil isimler dil bilgisel olarak eril veya dişil formda bulunurlar.
‘Eril’ için Zazacada ‘nêrî’; Kurmanccada ‘nêr sözcüğü kullanılmaktadır ve kısaca ‘[n]’ ile ifade edilmektedir.
Laj / lawik (erkek çocuk), pî / bav (baba) ve dîk / dîk (horoz) isimleri gerçek hayatta eril varlıklara işaret etmektedirler. Bu isimler dil bilgisel olarak da eril isimlerdir.
‘Dişil’ için Zazacada ‘makî’; Kurmanccada ‘mê’ sözcüğü kullanılmaktadır ve kısaca ‘[m]’ ile ifade edilmektedir.
Kêna / keç (kız), dayîke / dayik (anne) ve kerge / mirîşk (tavuk) isimleri gerçek hayatta dişil varlıklara işaret etmektedirler. Bu isimler dil bilgisel olarak da dişil isimlerdir.
Not: Zazacada sonu ‘e’ ile biten cazîbe [m], unîversîte [m] ve avîze [m] gibi dişil isimlerde bu ‘e‘ harfi ismin kendisine aitken; saete [m], dare [m], rewşe [m] ve bende [m] gibi dişil isimlerde bu ‘e‘ harfi ismin dişilliğini belirtmektedir. Bu ‘e’ harfi bazı isimlere eklendiğinde o ismin dişil formu elde edilir. Örneğin ‘wendekar (erkek öğrenci)’ eril formda iken ‘wendekare (kız öğrenci)’ dişil formdadır. Bu durum sözlüklerde ‘wendekar, -e’ şeklinde gösterilmektedir. Kurmanccada dişillik belirten ‘e’ harfi olmadığından hem eril hem de dişil formda kullanılabilen sözcüklerin yanına (m, n) yazılarak sözcüğün iki formda da kullanılabileceği belirtilmiştir.
embaz, -e = embaz (erkek arkadaş), embaze (kız arkadaş)
heval [m, n] = heval (erkek arkadaş), heval (kız arkadaş)
Buradan hareketle Zazacada sonu ‘e’ ile biten her sözcüğün dişil olduğu sonucu çıkarılmamalıdır çünkü sonu ‘e’ ile biten eril isimler de bulunmaktadır: ahîze [n], berge [n], çente [n], çare [n], çeqle [n], çîtare [n], doze [n], keye [n], morcele [n]
Cansız Nesnelerde Cinsiyet
Çente/çente, masa/mase, qeleme/qelem, asmên/asman ve dare/dar gibi isimlerin herhangi bir biyolojik cinsiyetleri olmadığından bu tür isimler gerçek hayatta cinsiyetsizdirler ancak dilin yapısı gereği dil bilgisel bir cinsiyete (eril veya dişil) sahiptirler. İsimlerin eril mi yoksa dişil mi olduğunu öğrenmenin en kesin yolu sözlüğe bakmaktır. Sözlüklerde tekil sözcüğün yanına [n], dişil sözcüğün yanına [m] kısaltması konularak sözcüğün dil bilgisel cinsiyeti belirtilmektedir.
Günlük konuşmada sözcüğün dil bilgisel cinsiyetini anlayabileceğimiz örnek cümleler:
Çenteyê min no yo. / Çenteyê min ev e. (Çantam budur.)
Masaya min na ya. / Maseya min ev e. (Masam budur.)
Ez çenteyî bena. / Ez çenteyî dibim. (Bu çantayı götürüyorum.)
Ez masa bena. / Ez maseyê dibim. (Bu masayı götürüyorum.)
Ez nê çenteyî bena. / Ez vî çenteyî dibim. (Bu çantayı götürüyorum.)
Ez na masa bena. / Ez vê maseyê dibim. (Bu masayı götürüyorum.)
No çente baş o. / Ev çente baş e. (Bu çanta iyidir.)
Na masa baş a. / Ev mase baş e. (Bu masa iyidir.)
Çente vay o. / Çente biha ye. (Çanta pahalıdır.)
Masa vay a. / Masa biha ye. (Masa pahalıdır.)
No, çenteyê min o. / Ev, çenteyê min e. (Bu, benim çantamdır.)
Na, masaya min a. / Ev, maseya min e. (Bu, benim masamdır.)
Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi sözcüğün işaret sıfatıyla işaret edilmesi, tamlamada kullanılması, zamir ile ifade edilmesi ile ya da yüklemin aldığı ek fiile bakılarak ismin cinsiyeti anlaşılmaktadır.
İsimleri Çoğul Yapma
‘Çoğul’ için Zazacada ‘zafhûmar’; Kurmanccada ‘pirhejmar’ sözcüğü kullanılmaktadır ve ‘zafhûmar’ sözcüğü kısaca ‘(zh); ‘pirhejmar’ sözcüğü kısaca (ph) ile ifade edilmektedir.
Zazacada birinci formdaki tekil isimler ‘(y)î‘ çoğul ekini alarak çoğul olurlar.
Kurmanccada ise birinci formdaki tekil isimlerin çoğul formu ismin kendisidir (ek almazlar). Örneğin ‘el’ anlamındaki ‘dest’ sözcüğünün çoğul formu olan ‘eller’ ifadesi yine ‘dest’ ile belirtilir.
Günlük konuşmalarda bazı sözcüklerin çoğul formuna rastlanmaz. Örneğin; awe/av (su), gonî/xwîn (kan), nan/nan (yemek anlamı), pere/pere (para), qut/qut (kuş yemi), riz/riz (pirinç), sole/xwê (tuz), şit/şîr (süt), werd/xwarin (yemek)
Zazaca için aşağıdaki örnekler üzerinden devam edelim.
Hem eril hem de dişil formu olan sözcüklerden dişil formun çoğulu yapılırken sözcüğün sonunda bulunan ve dişillik belirten ‘e’ düşer.
wendekar (erkek öğrenci) > wendekarî (öğrenciler)
wendekare (kız öğrenci) > wendekarî (öğrenciler)
embaz (erkek arkadaş) > embazî (arkadaşlar)
embaze (kız arkadaş) > embazî (arkadaşlar)
Dişil sözcükler çoğul forma getirilirken sözcüğün sonundaki dişillik belirten ‘e’ düşer.
cile (elbise) > cilî (elbiseler)
dare (ağaç) > darî (ağaçlar)
gule (gül) > gulî (güller)
saete (saat) > saetî (saatler)
saye (elma) > sayî (elmalar)
İster dişil ister eril olsun sözcüğün kendisine ait olan ‘e’ ile biten sözcüklerde sözcüğün sonundaki ‘e’ kalmaya devam eder.
çente (çanta) [n] > çenteyî (çantalar)
keye (ev) [n] > keyeyî (evler)
name (isim) [n] > nameyî (isimler)
unîversîte (üniversite) [m] > unîversîteyî
avîze (avize) [m] > avîzeyî
Zazacada bazı isimler tekil formda değil çoğul formda bulunurlar:
bıyık: zimbêlî
gözlük: çavikî, hayneyî, verçimikî
hedik: danî, hebikî, hedikî
pantolon: pantolî, şapikî, şayaxî
şalvar: şelwarî, şalî
şort: qolikî, şortî
un: ardî
üst baş: çekî, cilî, çinayî, kincî, lîbasî, potî
Örnekler:
Çenteyî vay ê. / Çente biha ne. (Çantalar pahalıdır.)
Embaz şino. / Heval diçe. [Arkadaş gidiyor.]
Embazî şinê. / Heval diçin. [Arkadaşlar gidiyorlar.]
Not: Türkçede günlük konuşmada cümle sonlarındaki ek fiillerin ve çoğul eklerinin kullanılmadığı durumlara rastlanmaktadır: Çantalar pahalıdırlar. > Çantalar pahalı; Arkadaşlar gidiyorlar > Arkadaşlar gidiyor. Notlarımızda verilen örneklerin Türkçe karşılıklarında çoğunlukla ek fiiller ve çoğul ekleri yazılmıştır.
İsimlerin Cümle İçinde Farklı Formlarda Bulunması
Zazaca ve Kurmanccada isimler cümlede aldıkları göreve göre iki formda bulunabilirler.
Birinci form (yalın/sade/doğrudan form); ismin sözlükte karşılaştığımız hiçbir ek almamış formudur.
İkinci form (bükünlü/eğik/dolaylı form); ise sözcüğün cümle içinde değiştiği formdur.
Tekil isimlerin ikinci formu
Hem Zazacada hem de Kurmanccada eril isimlerin ikinci formu için isme ‘(y)î‘ getirilir.
Çente zaf vay o. / Çente pir biha ye. (Çanta çok pahalıdır.)
Ez çenteyî bena zere. / Ez çenteyî dibim hundir. (Çantayı içeri götürüyorum.)
Çakêt zaf derg o. / Çakêt pir dirêj e. (Ceket çok uzundur.)
Ez çakêtî dana xo ra. / Ez çakêtî li xwe dikim. (Ceketi giyiyorum.)
Azad kitabî waneno. / Azad pirtûkê dixwîne. (Azad kitabı okuyor.)
Azadî kitab wend. / Azadî pirtûk xwend. (Azad kitabı okudu.)
Laj qisey keno. / Lawik qise dike. (Çocuk konuşuyor.)
Lajî qisey kerd. / Lawikî qise kir. (Çocuk konuştu.)
Ez lajî bena wendegeh. / Ez lawikî dibim dibistanê. (Çocuğu okula götürüyorum.)
Dîk qutê xo weno. / Dîk qutê xwe dixwe. (Horoz yemini yiyor.)
Dîkî qutê xo werd. / Dîkî qutê xwe xwar. (Horoz yemini yedi.)
Ez dîkî bena dewe. / Ez dîkî dibim gundî. (Horozu köye götürüyorum.)
Zazacada dişil isimlerin ikinci formu ismin kendisidir. Kurmanccada dişil isimlerin ikinci formu için isme ‘(y)ê‘ getirilir.
Masa zaf berz a. / Mase pir bilind e. (Masa fazla yüksektir.)
Ez masa bena zere. / Ez maseyê dibim hundir. (Masayı içeri götürüyorum.)
Şewqa zaf teng a. / Şewqe pir teng e. (Şapka çok dardır.)
Ez şewqa nana xo ser. / Ez şewqeyê didim serê xwe. (Şapkayı giyiyorum.)
Helîne kitabî wanena. / Helîne pirtûkê dixwîne. (Helîn kitabı okuyor.)
Helîne kitab wend. / Helînê pirtûk xwend. (Helîn kitabı okudu.)
Kêna qisey kena. / Keç qise dike. (Çocuk konuşuyor.)
Kêna qisey kerd. / Keçê qise kir. (Çocuk konuştu.)
Kerge qutê xo wena. / Mirîşk qutê xwe dixwe. (Tavuk yemini yiyor.)
Kerge qutê xo werd. / Mirîşkê qutê xwe xwar. (Tavuk yemini yedi.)
Ez kerge bena dewe. / Ez mirîşkê dibim gundî. (Tavuğu köye götürüyorum.)
Çoğul isimlerin ikinci formu
Hem Zazacada hem de Kurmanccada çoğul isimlerin ikinci formu için isme ‘(y)an‘ getirilir.
Zazacada dişil sözcükler çoğul forma getirilirken sözcüğün sonundaki dişillik belirten ‘e’ düşer:
cile (elbise) > cilan (elbiseler)
dare (ağaç) > daran (ağaçlar)
gule (gül) > gulan (güller)
saete (saat) [m] > saetan (saatler)
saye (elma) > sayan (elmalar)
Örnek cümleler:
Çenteyî zaf vay ê. / Çente pir biha ne. (Çantalar çok pahalıdır.)
Ez çenteyan bena zere. / Ez çenteyan dibim hundir. (Çantaları içeri götürüyorum.)
Çakêtî zaf derg ê. / Çakêt pir dirêj in. (Ceketler çok uzundur.)
Ez çakêtan yew bi yew dana xo ra. / Ez çakêtan yek bi yek li xwe dikim. (Ceketleri bir bir giyiyorum.)
Masayî zaf berz ê. / Mase pir bilind in. (Masalar fazla yüksektir.)
Ez masayan bena zere. / Ez maseyan dibim hundir. (Masaları içeri götürüyorum.)
Şewqayî zaf teng ê. / Şewqe pir teng in. (Şapkalar çok dardır.)
Ez şewqayan yew bi yew nana xo ser. / Ez şewqeyan yek bi yek didim serê xwe. (Şapkaları giyiyorum.)
Azadî kitabî wendî. / Azadî pirtûk xwendin. (Azad kitapları okudu.)
Azad kitaban waneno. / Azad pirtûkan dixwîne. (Azad kitapları okuyor.)
Helîne kitabî wendî. / Helînê pirtûk xwendin. (Helîn kitapları okudu.)
Helîne kitaban wanena. / Helîne pirtûkan dixwîne. (Helîn kitapları okuyor.)
Lajî qisey kenê. / Lawik qise dikin. (Çocuklar konuşuyor.)
Lajan qisey kerd. / Lawikan qise kir. (Çocuklar konuştu.)
Ez lajan bena wendegeh. / Ez lawikan dibim dibistanê. (Çocukları okula götürüyorum.)
Kênayî qisey kenê. / Keç qise dikin. (Çocuklar konuşuyor.)
Kênayan qisey kerd. / Keçan qise kir. (Çocuklar konuştu.)
Dîkî qutê xo wenê. / Dîk qutê xwe dixwin. (Horozlar yemlerini yiyor.)
Dîkan qutê xo werd. / Dîkan qutê xwe xwar. (Horozlar yemlerini yedi.)
Ez dîkan bena dewe. / Ez dîkan dibim gundî. (Horozları köye götürüyorum.)
Kergî qutê xo wenê. / Mirîşk qutê xwe dixwin. (Tavuklar yemlerini yiyor.)
Kergan qutê xo werd. / Mirîşkan qutê xwe xwar. (Tavuklar yemlerini yedi.)
Ez kergan bena dewe. / Ez mirîşkan dibim gundî. (Tavukları köye götürüyorum.)
Embaz şino. / Heval diçe. [Arkadaş gidiyor.]
Embazî şinê. / Heval diçin. [Arkadaşlar gidiyorlar.]
Embazan çenteyî ardî. / Hevalan çente anîn. [Arkadaşlar çantaları getirdiler.]
Belirsiz Formdaki İsimler
Bir varlıktan (insan, nesne, kavram) bahsederken onun herhangi bir şey olduğunu yani belirsiz olduğunu vurgulamak için ismin sonuna belirsizlik eki ya da ismin önüne ‘yew/yek (bir)’ sözcüğü getirilir.
Belirsiz tekil isimlerin birinci formu
Belirsiz isimlerin birinci formu için;
Zazacada eril ismin sonuna ‘(y)êk‘; dişil ismin sonuna ‘(y)êke‘ getirilir.
Kurmanccada eril ismin sonuna ‘(y)ek‘; dişil ismin sonuna ‘(y)eke‘ getirilir.
Örnek cümleler ve anlamları:
Embazêk to ra vano. / Hevalek ji te re dibêje.
(Herhangi bir erkek arkadaş sana söylüyor.)
Embazêk to ra vana. / Hevaleke ji te re dibêje.
(Herhangi bir kız arkadaş sana söylüyor.)
Persêk est o? / Pirsek heye?
Yew pers est o? / Yek pirs heye?
(Herhangi bir soru var mı?)
Merdimêk verê berî de vindeno. / Mirovek li ber derî disekine.
Yew merdim verê berî de vindeno. / Yek mirov li ber derî disekine.
(Herhangi bir insan kapının önünde bekliyor.)
Şore, gedeyî rê kitabêk bihêrîne û bêre! / Here, gedeyî re pirtûkeke bikire û were!
Şore, gedeyî rê yew kitab bihêrîne û bêre! / Here, gedeyî re yek pirtûk bikire û were!
(Git, çocuğa herhangi bir kitap al gel.)
Nê persî rê wendekarêk eşkeno cewab bido. / Vê pirsê re xwendekarek dikare bersivê bide.
Nê persî rê yew wendekar eşkeno cewab bido. / Vê pirsê re yek xwendekar dikare bersivê bide.
(Bu soruya herhangi bir öğrenci cevap verebilir.)
Belirsiz tekil isimlerin ikinci formu
Zazacada ve Kurmanccada, belirsiz isimlerin ikinci formu için eril ismin sonuna ‘(y)ekî‘ belirsizlik eki getirilirken dişil ismin sonuna Kurmanccada ‘(y)ekê‘ Zazacada ‘(y)êke‘ belirsizlik eki getirilir.
Embazêkî to ra vat. / Hevalekî ji te re got.
(Herhangi bir erkek arkadaş sana söyledi.)
Embazêke to ra vat. / Hevalekê ji te re got.
(Herhangi bir kız arkadaş söyledi.)
Çenteyêkî bîyare! / Çenteyekî bihîne!
(Herhangi bir çantayı getir!)
Sayêke bîyare! / Sêvekê bihîne!
(Herhangi bir elmayı getir!)
Çoğul isimlerde belirsizlik
Belirsiz çoğul isimlerin birinci formu için çoğul ismin sonuna Kurmanccada ‘(y)in‘ ; Zazacada ‘(y)êkî‘ belirsizlik eki getirilir
Belirsiz çoğul isimlerin ikinci formu için çoğul ismin sonuna Kurmanccada ‘(y)inan’ ; Zazacada ‘(y)êkan‘ belirsizlik eki getirilir
Embazêkî to ra vanê. / Hevalin ji te re dibêjin.
(Herhangi arkadaşlar sana söylüyor.)
Embazêkan to ra vat. / Hevalinan ji te re got.
(Herhangi arkadaşlar sana söyledi.)
Çenteyêkan bîyare! / Çenteyinan bihîne!
(Herhangi çantaları getir!)
Sayêkan bîyare! /Sêvinan bihîne!
(Herhangi elmaları getir!)
Merdimêkî verê berî de vindenê. / Mirovin li ber derî disekinin.
(Herhangi insanlar kapının önünde bekliyor.)
Merdimêkan no kutik ardo tîya. / Mirovinan ev kûçik anîye vir.
(Herhangi insanlar bu köpeği buraya getirmiş.)
Hem Zazacada hem de Kurmanccada çoğul isimlerin belirsizliği belirsizlik bildiren çend (birkaç) ve tayê/hinek (bazı) gibi sözcükler ile ifade edilebilir.
Çend embazî to ra vanê. / Çend heval ji te re dibêjin.
(Birkaçarkadaş sana söylüyor.)
Çend embazan to ra vat. / Çend hevalan ji te re got.
(Birkaç arkadaş sana söyledi.)
Çend çenteyan bîyare! / Çend çenteyan bihîne!
(Birkaç çanta getir!)
Çend sayan bîyare! / Çend sêvan bihîne!
(Birkaç elma getir!)
Çend merdimî verê berî de vindenê. / Çend mirov li ber derî disekinin.
(Birkaç insan kapının önünde bekliyor.)
Çend merdiman no kutik ardo tîya. / Çend mirovan ev kûçik anîye vir.
(Birkaç insan bu köpeği buraya getirmiş.)
Tayê embazî to ra se vanê? / Hinek heval ji te re çi dibêjin?
(Bazıarkadaşlar sana ne söylüyor?)
Tayê embazan to ra vat. / Hinek hevalan ji te re got.
(Bazı arkadaşlar sana söyledi.)
Tayê merdimî ziwanê xo baş zanê. / Hinek mirov zimanê xwe baş dizanin.
(Bazı insanlar dillerini iyi biliyor.)
Birine Hitap Etme ve Seslenme Hali
Bir insana veya gruba seslenirken ya da hitap ederken ismin sonuna gelen ekler, hitap edilenin eril, dişil veya çoğul olmasına göre değişir.
Erkeğe seslenirken sözcüğün sonuna ‘o’ getirilir.
Heso! / Heso! (Hasan!)
Embazo! / Hevalo! (Arkadaş!)
Xorto! / Xorto! (Delikanlı!)
Lawo! / Lawo! (Oğul!)
Pito! / Pito! (Bebek!)
Keko! / Keko! (Ağabey!)
Bawo! / Bavo! (Baba!)
Apo! / Apo! (Amca!)
Xalo! / Xalo! (Dayı!)
Kadına seslenirken sözcüğün sonuna ‘ê’ getirilir. Sözcük sesli harfle bitiyorsa sözcüğün sonuna ‘ê’ gelmeyebilir. Xaltîyê! > Xaltî!
Fatê! / Fatê! (Fatma!)
Embazê! / Hevalê! (Arkadaş!)
Kênê! / Keçê! (Kız!)
Pitê! / Pitê! (Bebek!)
Wayê! / Xwişkê! (Bacı!)
Dayê! / Dayê! (Anne!)
Xalê! / Xaltî! (Teyze!)
Emê! / Metê! (Hala!)
Topluluğa seslenirken sözcüğün sonuna ‘(i)no’ getirilir.
Dimilîno! / Dimilîno! (Dımıliler!)
Kirdino! / Kirdino! (Kırdlar!)
Kirmancino! / Kirmancino! (Kırmanclar!)
Zazano! / Zazano! (Zazalar!)
Xortino! / Xortino! (Gençler!)
Gedeno! / Gedeno! (Çocuklar)
Embazino! / Hevalino! (Arkadaşlar!)
Karkerino! / Karkerino! (İşçiler!)
Topluluğa hitap ederken ‘ey’ anlamını veren Zazacadaki ‘gelê’ ile Kurmanccadaki ‘gelî’ sözcüğü kullanılabilir.
Gelê dimilîyan! Gelê kirdan! Gelê kirmancan! Gelê zazayan! /
Gelî dimilîyan! Gelî kirdan! Gelî kirmancan! Gelî zazayan!
(Ey Zazalar!)
Gelê birayan û wayan! / Gelî birayan û xwişkan!
(Ey kardeşler!)
Gelê embazan, dostan û nasan! / Gelî hevalan, dostan û nasan!
(Ey arkadaşlar, dostlar, tanışlar!)
Yorum bırakın